Kalp Sinir Sistemi Bozukluğu

Kalp Sinir Sistemi Bozukluğu

Geceleri yatarken göğüs üzerinde ağır bir baskı hissedilir. Tüm kaslarımız gibi kalbimizi de sinir sistemi idare eder ve bizim isteğimiz dışında gece-gündüz hızlı veya yavaş atmasını sağlar. Tüm sinir sistemi (bedeni veya ruhi) bozukluklarımız sonucunda etkilenir. Aynı şekilde, iç veya dış etkenlerle kalbimizi idare eden sinir sistemi de yorulur ve zayıflarsa kalp çok hassaslaşır ve bunun sonucunda şunlar görülür:

• Çarpıntı başlar. En ufak bir şok, ani kapı ve telefon zili, otomobil kullanma, imtihana girme, biriyle karşılaşma gibi olaylarda kalp süratle ve kuvvetli çarpmaya başlar. Bunun sonucunda kalp vakitsiz yorulur.

• Göğüs ve kalp üzerinde bilhassa yatarken bir baskı hissedilir.

• Angine de poitrine gibi kalp rahatsızlıkları sık görülür.

Öneriler:

• Bedenen ve ruhen sağlıklı bir yaşam sürmeye çalışmalıdır.
• Yaş ve sağlık durumuna göre gücün dışında çalışılmamalıdır.
• Alkol, sigara, çay ve kahve gibi sinirleri harap eden şeyler alınmamalıdır.
• Yaşa ve sağlık durumuna göre uygun bir cinsel yaşam sürdürmelidir. Bu konuda aşırı perhiz veya aşırı faaliyet kalp üzerinde çok etki yapar. Her ikiside zararlıdır. Normal cinsel yaşam kalbe ve vücuda rahatlık verir.
• Gece-gündüz kabil olduğu kadar temiz ve havalı yerlerde oturup çalışılmalıdır.
• Yaşa ve sağlığa uygun günlük jimnastik ve yürüyüşler yapılmalıdır.
• Neşeli arkadaşlar edinip, sık sık neşeli anlar geçirmeye çalışılmalıdır.
• Karşılaşılan her nevi olay fazla büyütülmeden geçiştirilmeli ve yaşa yakışır bir olgunluk kazanılmalıdır.
• Haftalık, aylık, yıllık izinlere önem verilmeli ve değişik yerlerde tatil yapılmalıdır.
• Her yıl yeterli deniz ve güneş banyosu almaya çalışılmalıdır.
• Sinirleri kuvvetlendirmeye yarayan şu yiyecekler sofradan eksik edilmemelidir; Badem, armut, çilek, elma, erik, kereviz, marul, soğan, soya, ıhlamur, maydanoz, nane, alıç, kara ısırgan, ökse, söğüt, buğday çimi, bira mayası vb. yiyecekler eksik edilmemelidir.

Tansiyon:

Atardamarlarda ölçülecek tansiyon maksima ve miniması ile normal düzeylerde olmalıdır. Bazen bu tansiyon geçici bir süre alçak veya yüksek olabilir. Mühim olan, sürekli yüksek veya alçak tansiyondur. Bu böyle olunca dolaşım sisteminde önemli arızaların olduğunu gösterir. Yaşa ve cinsiyete göre normal tansiyon aşağıdaki hudutlar dahilinde olmalıdır.

Tavsiye Bağlantı: Kalp Hastalıkları Hastanın Hissettiği Arızalar

Tansiyonda alçaklık ve yükseklik yanında bir diğer önemli husus da maksima ile minima arasındaki farkın azlığı veya çokluğudur. Genel olarak denilebilir ki, minima, maksimanın yarısına bir eklemekle elde olunan sayı kadar olmalıdır. Örneğin, maksiması 14 olan bir insanın miniması: 14/2+1=8’dir. Maksima ile minima rakamları birbirine yakın ise (örneğin 12/9), bu durum kalp yetersizliğine işaret olabilir. Aksine, bu iki rakam arası çok fazla ise örneğin, 8 gibi bir fark varsa bu aort damarının sertleşmiş olduğu veya kalbi idare eden sinir sisteminin çok hassaslaştığını gösterebilir.

Tansiyon denilince 2 tipi anlaşılır: Sürekli yüksek tansiyon ve sürekli düşük tansiyon. Bunların her ikisinin de sebepleri ve zararları ayrı ayrıdır. Zamanımızda pek çok kimseyi ilgilendirdiği için bu konu aşağıda ayrı ayrı ve geniş şekilde verilmiştir.

a) Sürekli yüksek tansiyon (Hipertansiyon)

Tansiyon, çeşitli nedenlerden dolayı yukarıda belirtilen sınırları üzerindedir. Tansiyon yüksekliği, doktorlarca ölçülerek tesbit edilebilir. Genellikle bir ölçümle yetinilmemeli, yarım saat kadar ara ile 2 defa ölçülmelidir. Ayrıca aç veya tok karnına yapılan ölçümler de rakam değişebilir.

Bu arada hasta tansiyonunun yüksekliğini şu belirtilerle anlayabilir;

• Başta sürekli ağırlık ve ağrı,
• Baş dönmesi,
• Dengesizlik dolayısı ile tutunarak yürüme,
• Görmede zayıflık, gözler önünde sinekler uçması,
• Zaman zaman görmenin azalması,
• Çarpıntı,
• Nefes yetmezliği, sık sık derin hava alma ihtiyacı,
• Kulaklarda çınlama,
• El ve ayakların sürekli üşümesi,
• Bacaklarda sık sık kramplar,
• Geceleri sık idrara çıkma,
• Uykusuzluk, uyumama
• Hafıza zayıflaması,
• Geceleri el-ayak uyuşması ellerde karıncalanma.

Bu belirtilerin hepsi bir arada olmayabilir, buna göre hasta kendini kontrol edip durmalı yiyeceklerine ve tansiyona etki eden diğer etmenlere dikkat etmelidir. Yüksek tansiyon da mühim olan konu rakamın yükseklik derecesi ve bir de sürekli olmasıdır. Yorgunluk, uykusuzluk, aşırı yeme, hızlı hareket gibi nedenlerle tansiyon yükselebilir.

Fakat bunlar biraz sonra düşer. Tansiyonun sürekli seyretmesi, genel olarak şu nedenlerden ileri gelmektedir:

• Kalbi idare eden sinir sisteminin aşırı hassaslaşmasından olabilir. Aşırı yorgunluk, alkol, sigara, çay ve kahve tüm sinirleri etkilediği gibi kalp sinirlerini etkiler.
• Orta ve ileri yaşlarda görülen tansiyon yüksekliği daha çok damar sertliğinden ileri gelir. En fazla şikayet konusu budur.
• Kan katılaşmasından da tansiyon sürekli yüksek gider.
• Gençlerde görülen yüksek tansiyon genellikle böbrek rahatsızlığından (nefrit) ileri gelebilir. (Yüksek tansiyon felçlere neden olabilir. Kalp büyür. Mutlaka tedavi edilmelidir.

Tedavisi:

Tansiyonun beslenme ile sıkı ilişkisi vardır. Önlemede ve tedavide ilk iş, beslenmedir. Ondan sonra tansiyonun hakiki nedeni ne ise ona göre tedaviye geçişir. Aşağıdaki genel çareler, sebebi ne olursa olsun, faydalı olur.

• Tansiyonu olanlar, yorucu ve süratli hareketlerden kaçınmalı ve süratle merdiven çıkmamalıdırlar.
• Sakin bir yaşam sürülmeli, sinir bozucu, heyecan verici olaylardan filmlerden ve münakaşalardan kaçınılmalıdır.
• Usta doktorlarca Akupunktur (iğne tedavi) ile tedavisi yapılabilmektedir.

Banyolar:

• Sabah kalkınca 2 dakika kollar, dirsekler üzerine kadar soğuk su ile yıkanmalıdır.
• Yatarken 2 dakika ayaklar, soğuk su içerisinde tutulmalı, sonra kurulanıp yatılmalıdır. Bilhassa tansiyonun çok yükseldiği saatlerde bu çareye başvurulmalıdır.
• Haftada 2 gün yarım dakika göbeğe kadar soğuk suya oturulmalıdır.
• Banyo küvetine deniz algı, limon, lavantin veya mercanköşk esaslarından birinden bir miktar koyarak 10-15 dakika içerisine yatılmalıdır. Çok fayda verir ve sinirleri rahatlatır.
• Gündüzleri yemek üzerine, uyumamak şartıyla, dinlenmek çok fayda verir.
• Ne deniz kenarında ve ne de 1000 m’nin üzerindeki yerlerde oturulmamalıdır. Yaz-kış ılık iklimli ve orta yükseklikte yerler tercih edilmelidir.

Şifalı bitkilerle tedavi: Çeşitli şıfalı bitkiler, damarları yumuşatarak veya damarları açarak kalbe rahatlık verir ve tansiyonun düşmesine yardım ederler. Bunların başlıcakaları şunlardır.

Sarmısak: 100 gram sarmısak soyulup 1 litre beyaz şarap içerisine konulmalı, mikserde iyice ezilmeli ve bir hafta bekletip süzülmelidir. Sabah, akşam bundan birer fincan içilmelidir. Her altı ayda bir, 1 litre şarap böyle bitilerek kür yapılmalıdır.

Alıç çayı: 1 litre suya 40 gram alıç çiçeği konur, bir saat ıslatıldıktan sonra 10 dakika kaynatılır, süzmeden bırakılır. Ilık halde bu sudan günde 3 çay bardağı içilir.

Limon kürü: İlk gün 1 limon sıkılır ve su ilave edilip içilir. 2. gün 2, 3. gün 3 limon olmak üzere 10 limona kadar çıkılır ve sonra birer eksilterek tekrar başa dönülür.

Böylece yılda 2 kez limon kürü yapmak çok fayda verir, damarları yumuşatır, tansiyonu düşürür ve kanı durultur.

Ökse çayı: 1 litre sıcak suya 40 gram ökse konur, 20 dakika sonra süzülür ve günde 3 çay bardağı içilir. Sinirleri rahatlatır, damarları açar ve çok fayda verir.

Zeytin yaprağı çayı: 1 litre sıcak suya 50 gram zeytin yaprağı konur, 30 dakika sonra süzülür ve günde 3 bardak içilir. Yapraklar 6 aylıktan daha fazla bayat olmamalıdır.

Akhuşağacı yaprağı: 1 litre sıcak suya 40 gram yaprak konur, 20 dakika sonra süzülür ve günde 2-3 su bardağı içilir. Su çok sıcak olmamalıdır. Kalp yetersizliğinden olan

ÖDEM’lerde, tansiyon yüksekliğinde, kolesterol fazlalığında, vücuttan tuz atmada çok fayda verir.

b) Sürekli düşük tansiyon (Hipotansiyon)

Tansiyon: Ani bir kalp rahatsızlığı, sinir buhranı, iç kanamalar, şeker hastalığı, yanmalar, bazı mikrobik hastalıklar gibi nedenlerden aniden düşer, bu rahatsızlıklar giderilince tansiyon normale döner.

Normal olarak sürüp gelen tansiyon, günün birinde hayli düşer. Tansiyonun yüksek olması kadar düşüklüğü de önemlidir. Düşük tansiyon sürekli bir hal alırsa, önemle üzerinde durulmalıdır. Bizim burada düşük tansiyondan kastimiz sürekli düşük olmasıdır. Bu kimselerde üst tansiyon 9’a kadar alt tansiyonda 5’e kadar düşer. Tansiyon düşüklüğünde hasta bitkinlik içerisindedir ve bazen bayılır. Hastanın el ve ayakları sürekli üşür ve mor bir renk alır. Hasta, yatarken veya otururken aniden kalktığında başı döner, gözü kararır ve bazen yere yıkılır. Çabuk yorulurlar.

Tansiyonun düşmesi, genellikle büyük iç kanamalardan (mide, bağırsak kanamaları) veya sebebi bilinmeyen nedenlerden olabilir. Düşük tansiyonda ilk önce akla, iç kanamalar, kanser, verem ve kalpte mitral darlığı akla gelmelidir. Beslenememe, bazı vitamin eksikliği, bazı ilaçların yan etkiside tansiyonu düşürebilir. Düşük tansiyonun nedenini doktorlar tesbit eder. Sebep ne olursa olsun, ilk olarak aşağıdaki tedbirlere baş vurulmalıdır.

Öneriler:

Sebebi bilinen düşük tansiyonda önce sebep ortadan kaldırılır. Sebebi bilinmeyenlerde ise genel çareler şunlardır:

• Tansiyon düşüklüğünde, vakit geçirmeden doktora görünmelidir.
• Her sabah ayaklar, 3 dakika soğuk suya sokulmalıdır.
• Mütehassıs hekimlere akupunktur (iğne tedavi) yöntemi uygulanarak sebebi bilinmeyen düşük tansiyon giderilebilmektedir.
• Aşırı yorulmalardan kaçınılmalı ve muntazam bir yaşam sürülmelidir.
• Yataktan aniden kalkınmamalı; sağa veya sola dönüp el yardımıyla yavaşça kalkınmalıdır.

Şifalı bitkilerle tedavi: Isırgan otu, adaçayı, jentiyan, mersin yaprağı, tarçın, kuşdişi, arslandişi bitkileri çay veya baharat olarak kullanılmalıdır. Bunlar tansiyonu hafif yükseltirler.

Adaçayı: 0,5 litre sıcak suya 10 gram adaçayı konur, 10 dakika sonra süzülür ve günde 2-3 su bardağı içilir.

Yiyecekler: Badem, fındık, bal, polen, arı sütü, buğday çimi, soya fasülyesi, şalgam, kırmızı pancar, sıksık yenmelidir, bunlarda tansiyonu yükseltir. Buğday çiminden günde 2 tatlı kaşığı yemeklerde yenilmelidir. Yenilecek ekmek, kepekli esmer ekmek olmalıdır. Bu ekmek kızartılarak yenmeli.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here