Kalp Krizi

Kalp Krizi

Önemli ve tehlikeli bir kalp rahatsızlığıdır. Bazen hastayı ölüme sürükleyebilir. Son yıllarda yapılan tespitlere göre, Fransa’da ölümlerin %20’si kalp krizi yüzünden yani diğer ismi ile enfarktüsten kaynaklanmaktadır.

Enfarktüs yani Kalp Krizi, kalbin bir bölgesinin aniden ölmesidir. Bu ölme, oraya besin ve oksijen taşıyan atardamarın bir pıhtı ile aniden tıkanması sonucunda olur. Atardamarın tıkanması başlıca şu nedenlerden ileri gelebilir:

– Atardamarın iltihaplanması
– Başka nedenlerle kan içerisinde pıhtıların olması.
– Atardamarın iç yüzeyinde kolesterol ve kireç toplanması sonucunda çaplarının daralması ve sertleşmesi.
– Angine de poitrine (kalp spazmı). Enfarktüslerin %40’ı angine de poitrineden sonra olmaktadır. Enfarktüs (Kalp Krizi) daha çok gece hayatı sürdürenlerde, yeterli uyumayanlarda, beslenmesine dikkat etmeyenlerde olur.
– Bu rahatsızlıklar sonucunda o atardamarın iç yüzeyinden kopacak bir pıhtıcık o atardamarı tıkar. Böylece kalp üzerinde o atardamarın beslediği kısıma besin ve oksijen gelemez; dolayısıyla kalbin o kısmı aniden ölür.

Kalp krizi, kalp üzerinde korkunç bir sancı ve sıkıntı ile başlar ve kriz, genellikle kısa sürmekle birlikte, bazen 48 saat de sürebilmektedir.

Kalp ile birlikte sol kolda da sancı olur. Kriz süresince hasta, rahat edeceği bir durum almak ister, ama nasıl yatarsa yatsın, bir türlü rahat edemez.

Bazen kriz sırasında kusma ve defalarca geğirme olur. Hasta boğuluyor gibi olur. Yüzü solar, gözler parlaklığını kaybeder, tansiyon düşer, hasta kendini kaybeder. Tansiyonun düşmesi hastalığın en baş işaretidir. Elektro ile enfarktüs kati olarak anlaşılır ve kalbin neresinde ne genişlikte ölüm olduğu tespit edilir.
Enfarktüs genellikle 40’ını geçmiş kişilerde ve daha çok erkeklerde ve şehirlerde oturanlarda görülür.

Tavsiye Bağlantı: Kalp Spazmı

Kalp Krizi Tedavisi

– Hasta olduğu yerden pek oynatılmamalı; ılık bir yerde rahat bir yatağa yatırılmalı ve doktora haber verilmelidir. Hastanın baş ve gövdesi, hafif yüksekte olmalıdır.
– Hasta, fazla havasızlık çekiyorsa oksijen çadırına da alınabilir.
– Kriz geçtikten sonra, hasta dinlenmeye devam etmelidir.
– Kriz anında hastaya kalp ilacını doktor vermeli, yararsız alınacak ilaç krizi yenileyebilir ve fayda yerine zarar verir.
– Hasta ziyaret edilmemeli; okuma ve konuşma yasaklanmalıdır. Hastaya bakacak ve ona moral verecek bir kişinin girip çıkması yeterlidir.
– İlk günler hastanın ateşi 39 dereceye kadar çıkar. 8-10 gün sonra düşer. Hasta yorgun ve bitkindir.
– Tansiyon düşük devam etmekteyse, koldan veya makattan serum vererek tansiyon normale getirilir.
– İyileşme (nekahat) dönemi 2 ay kadar sürer. Krizden 3 ay sonra tehlike tamemen atlatılmış olur.
– Hasta biraz iyileşince önce odasında, sonra salonda daha sonraları da günün iyi saatlerinde dışarda, bahçede yorulmadan gezinmelidir. Zamanla merdiven inip çıkmalı, bisiklete binmelidir. Böylece hem kalp çalışarak kuvvetlenir ve hem de yağlanma önlenir.
– Hastanın kol, omuz, sırt ve bacaklarına her gün hafif hafif masaj yapılmalıdır.
– Kriz geçtikten sonra her gün sabahları kollar 2-3 dakika soğuk su ile yıkanmalıdır.

Şifalı Bitkilerle Tedavi: Angine de poitrine’deki bitkiler kullanılır. Bu bitkiler daha hastalanmadan önce alınarak krizler önlenebilir ve kriz anında kullanılınca krizin kısa sürede atlatılmasına yararlar.

a) Kalp damarlarını açmak ve kan dolaşımını sağlamak üzere şu bitkilerden yararlanılır:

* Alıç: Alıç, kalp çarpıntısı, kalp ağrıları, angine depoitrine, tachycardie, arytmie, kalp ana damarlarının sertleşmesi hallerinde çok fayda verir. Kalp damarlarını açar. 1 su bardağı suya 2 tatlı kaşığı (çiçek + meyve) konur, 10 dakika kaynatıp 30 dakika demlenir ve günde 2-3 bardak içilir.

* Dişotu (Amni visnaga): Bu bitkinin tohumları veya kendisi kalp damarlarını açar, kalp sinirlerini ve kaslarını kuvvetlendirir, böylece enfarktüsü önlemede ve gidermede çok fayda verir. 1 litre beyaz şaraba 100 gram tohum veya bitki konur, 5 gün sonra süzülür ve günde 1 defa 1 çay bardağı ılık suya 2 tatlı kaşığı konup içilir.

– Diğer bitkiler angine de poitrine’deki gibi kullanılır.

b) Kalp atardamarlarındaki iltihapları gidermek üzere şöyle bir yola başvurulabilir:

Limonlu sarmısak oldukça faydalıdr. Bunun için 10 limon sıkılır, bunun içerisine 1 baş sarımsak çok iyi dövülerek konulur ve ağzı açık şişede 10 gün bekletilir, sonra süzülür ve kapalı şişede saklanır. Midenin boş olduğu saatlerde 1 çay bardağı ılık suya 1 tatlı kaşığı konarak, günde 2 defa içilir. Kalp damarlarındaki kolesterol ve ürat tortularını temizler, iltihaplarını giderir. Kalbin beslenmesini sağlar. Koruyucu ve kurtarıcı olarak, herkes, bu limonlu sarmısak ile her 6 ayda bir 10-15 günlük bir kür yapmalıdır.

Kalp Krizinden Sonra Beslenme

Kriz geçince, hastaya bol limonlu çorba verilir ve taze meyve suları içirilir. Birkaç gün sonra yağsız süt (üzerine tarçın ekerek gaz yapması önlenir.) ve sebze suyu çorbalar verilir. Tuz yasaktır. Sigara, alkol, çay ve kahve de keza yasaktır.

– Bir kriz geçiren veya kriz geçirmekten korkanlar, önleyici tedbirlere baş vurmalıdır. Kalp her zaman sağlıklı tutulmaya çalışılmalı ve özellikle angine de poitrine önlenmelidir.
– Yaşa ve sağlığa uygun yürüyüş, merdiven çıkma ve bisiklete binme egzersizleri yapılmalıdır.
– Aşırı yağlı ve şekerli yenilmemelidir.
– Bol elma ve taze mevsim meyveleri yenilmelidir. Bilhassa portakal mevsimi günde 1 portal sıkılmalı o kadar da su ve 1 tatlı kaşığı şeker koyup içilmelidir. Bu, kan içerisindeki pıhtıları eritir.
– Çavdar ekmeği yenilmelidir. Bu kanı duru tutar. Çavdar ekmeği kızartarak yenmeli.
– Tansiyon varsa, düşürülmeli, heyecan verici ve yorucu yaşam bırakılmalıdır. Sakin ve neşeli bir hayat sürdürülmelidir.
– Yaşa ve sağlığa uygun cinsel yaşamda bulunulmalıdır.
– Bir kalp krizi geçiren kimse beslenme ve sağlık kaidelerine uymazsa 5 yıl içerisinde ikinci ve daha kötü bir krizle hayatını kaybeder.
– 40’ından sonra her gün E vitaminli bir hap ve yeterli magnezyum tuzu almak kalp sağlığı için çok faydalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here