Arterit Atardamar İltihaplanması

Arterit Atardamar İltihaplanması

Genellikle arterit atardamar iltihaplanması, damar sertliği ile karıştırılır. Arterit daha çok ayaklara giden atardamarın iltihaplanmasıdır. İltihaplanan kısımdan kopan bir parça, o atardamarın alt kısmının tıkanmasına neden olur. Vakit geçirmeden bu tıkanma giderilmelidir. Aksi halde ayak baş parmağından başlayan ölme, yukarı doğru yayılır ve tüm bacağın kangren olmasına ve kesilmesine neden olur.

Tıkanma olmadan önce, önbelirtilerle arterit kendini belli eder. O bacak ağırlaşır ve zaman zaman uyuşur. Bu arıza, genellikle 50 yaşından sonra görülmeye başlar. Hasta, yorgunluk veya yaşlılık sonucunda, bacağında ağırlaşma olduğunu zanneder. Daha sonraları baldır kısmında kramplar olur ve yürüme zorlaşır. Biraz yürüyünce o bacakta şiddetli bir ağrı olur ve bacağını normal atamaz; sürüklemek zorunda kalır. Hasta, sık sık dinlenmek ihtiyacını duyar. Biraz dinlenince kramp geçer, biraz yürüyünce yine ağrı başlar. Bu durumda yürümekten vazgeçilmelidir.

İlk belirtiler hissedilince doktora görünülmelidir. Fakat genellikle bu ihmal edilir ve bu atardamar hastalığı ilerler. Yürümede güçlük zamanla artar. Bu dönem, topallama devresidir. Zamanla hastalık daha da ilerler ve ağrı nöbeti, geceleri de gelmeye başlar. Ağrı kriziyle beraber, o kısmın derisinde solma ve üşüme olur, daha sonra orada kan dolaşımı durur.

Vaktinde doktora müracaat ederek tansiyon, kan yapısının fiziki – kimyevi tahlili, idrar tahlili ve röntgen muayeneleri yapılarak hastalığın ilerlemesini önlemeye çalışılmalıdır. Pek çok kimse otomobille gider – gelir; evde koltuktan kalkar; bürosunda yine koltuğa oturur; merdiven çıkmaz; asansörle inip – çıkar. Bu modern vasıtalar hastalığın ilerlemesine neden olur.

Ayakta ilk ağrı ve tabanda üşüme hissedilince hemen doktora görünülmelidir. Ne kadar erken doktora gidilirse, o kadar yararlı olur.


Tavsiye Bağlantı: Ana Atardamaların Sertleşmesi Ateroskleroz

Atardamar İltihaplanmasının Sebepleri

Bacaklardaki arterit atardamar iltihaplanması, genellikle bu ana damarın sertleşmesi ve kalınlaşması sonucu olur. Önceleri damarın cidarı içten kalınlaşır. Böylece o damar daralır, daha sonra bir noktasında bir iltihaplanma olur. Oradan kopan bir parça, daralan kısmın tıkanmasına neden olur. Oradan aşağı kan gidemez. Ayak morarır ve baş parmak bu gibi kesilir. Elektrikli özel tansiyon ölçme aletleri ile atar damarlar yukarıdan aşağı ölçülmek suretiyle takip edilerek hangi noktada tıkanma olduğu tespit edilir. Orası ameliyat edilerek kan dolaşımı sağlanır. Ayrıca kan içerisine radyoaktif maddeler koymak suretiyle çekilen röntgenlerle tıkanan kısım kolayca bulunur ve oraya müdahale edilir. Bu incelemeler büyük hastanelerde doktorlarca yapılabilir.

Atardamar İltihaplanmasının Tedavisi

• Hastalığın tedavisi önleyici ve giderici olarak çok taraflı yapılır.
• Kolesterolün yükselmesi önlenmeli, yüksek ise düşürülmelidir.
• Beslenmeler dengeli ve yeterli olmalıdır. Hayvansal yağlar, et içerisinde bile yenilmemelidir.
• Yeterli dinlenilmelidir.
• Damar açıcı şifalı bitkiler sık sık kullanılmalıdır.
• Kan durultucu yiyeceklere önem verilmeli ve sofradan eksik edilmemelidir.
• Hormon Tedavisi: Arterit olanlara testosteron (erkek) hormonu enjekte edilmesi büyük fayda sağlamaktadır. Bu hormonun koruyucu ve kurtarıcı etkisi çok fazladır. Damar iltihaplanmasının (Arterit) 50’den sonra meydana gelmesinin nedenlerinden biri de budur. Kadın ve bilhassa erkeklerde bu hormonun azalması, arterite çanak tutar. Cinsel yaşama gereken önem verilerek vakitsiz kesilme dönemine girilmemelidir.
• Damar yağlanması ve damar sertliğindeki gibi beslenilir. Bilhassa doymamış asitli bitkisel yağlar yenilmelidir (mısır, ayçiçeği, haşhaş, aspir gibi).
• Sigara bırakılmalı, kahve içilmemelidir.
• Limon kürü yapılmalıdır. Bilhassa 50’sini geçen herkes için bu faydalı olur. İlk gün 1, ertesi 2 olmak üzere her gün 1 arttırmak suretiyle 10 limona kadar çıkılmalı ve tekrar birer eksilterek 1 limona inilmelidir. Yılda 2 defa bu kür, koruyucu ve kurtarıcı olarak yapılmalıdır.

* Alıç Çayı: 1 litre sıcak suya çiçek veya meyvelerinden 50 gram koymalı, 30 dakika sonra süzülmeli ve günde 3 bardak içilmelidir. 10-15 gün buna devam edilmelidir.
* Ökse Çayı: Bir su bardağı ılık suya 2 kahve kaşığı ökse yaprağı (kurutulup ufalanmış) konulmalı. 10 dakika sonra süzülerek günde 2 bardak içilmelidir.
* Şahtere: 1 su bardağı sıcak suya 1 tatlı kaşığı kuru bitkiden koyulmalı ve 10 dakika sonra süzülmelidir. Günde 2-3 bardak içilmelidir.
* İçecek olarak bol bol her akşam ıhlamur içilmelidir.
* Kan ile dolaşarak tüm damarları ve kanı dezenfekte eden tarçın, karanfil, kekik ve defne, çay şeklinde yemekler üzerine içilmelidir.

Atardamar İltihaplanması ve Tansiyon

Genellikle arteritin oluşu tansiyon yüksekliğine bağlanır. Şurası muhakkatır ki, atar damarlarda kanın normal basınçta dolaşması, kanın yapısının normal olmasıyla sağlanır. Ayrıca kalp ve damar sağlıklı olmalıdır. Bu arada kalp ve damarları idare eden sinir sisteminin de sağlıklı olması gerekir.

Tansiyonun devamlı yüksek olması atar damarların kenarlarının kalınlaşmasına ve iç kısmının da yağlanmasına neden olur. Zamanlar damarlar, yüksek tansiyona dayanamaz olurlar ve yumuşaklıklarını kaybederler.

Vücudumuzda tansiyonun zarar verdiği atar damarlar, kalp, beyin, kol ve bacak damarlarıdır. Zira buralardaki atar damarlar açıktadır, etraflarında ne kas ve ne de et tabakası yoktur. Bu nedenle buralardaki damarlar tansiyonla patlayıp yırtabilirler. Tıkanmalar bunlarda fazla olur. Bu nedenler 40’ından sonra tansiyona çok dikkat edilmeli ve sürekli yüksek kalması giderilmelidir.

Öneriler: Damarları yumuşatan, onları genişleten, damarların sertliğini gideren ve sinir sistemini rahatlatan şifalı bitkiler sık sık kullanılmalıdır.

Atardamar İltihaplanması ve Şeker Hastalığı

Şeker hastalarının hemen hemen hepsinde arterit görülür. Bu nedenle şeker hastası genç ve yaşlı herkes de arterit görülür. Şeker, damarların dayanıklılığını azaltır, kanı katılaştırır ve böylece arterite zemin hazırlar. Şekerli hastanın kanında çeşitli mikroplar kolayca ürer ve damarların iltihaplanmasına neden olurlar.
Şeker hastasının tüm kaslarının ağrıması, damarlardaki arteritten ileri gelir. Şeker hastalarında arterit öncelikle ayaklarda olursa da, vücudun diğer yerlerinde dalak, böbrek, göz ve beyin damarlarında da olabilir. Şekerden olan arteritte, ağrı orta derecede ve sürüklidir. Şeker hastalarının ayaklarında kangrene çevirir ve ayağın kesilmesine neden olabilir.

Şeker normal düzeye düşürülerek ağrılar ve arterit önlenebilir veya giderilebilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here